HESAPSIZ, HEDEFSİZ PROTESTOLAR, HER KOŞULDA KARLI MIDIR?-M. Taş

Latin Amerika’da otoriter rejimlere karşı aylarca devam eden sokak eylemleri ve protestolar, rasyonel bir hedef doğrultusunda planlı hareket etmediği için, bütün haklılığına karşın, zaman geçtikçe geniş halk desteğini yitirip, daha olumsuz bir noktaya, baskıcı rejimlerin protestolara karşı daha sert önlemler alması gerektiği isteğine dönüşüyor! otoriterliğe verilen halk desteğini artırmış olabilir.

Latin Amerika ülkelerinde her iki yılda bir yapılan bir anket olan Americas Barometer’dan elde edilen veriler kullanılarak bu şaşırtıcı bulgular The Conversation’da yayımlandı.

Ekvador, Şili, Bolivya, Peru, Kolombiya ve Paraguay’ı 2018’in sonlarından beri sarsan kitlesel gösterilerin farklı kökenleri ve etkileri olmasına rağmen – ulaşım fiyatlarından seçim dolandırıcılığına kadar – bazı ortak noktaları vardır.

Bunların hepsi, neo-liberal politik elite karşı derin bir hayal kırıklığının ifadesi ve gözden uzak tutulan  yolsuzluk, yoksulluk ve ekonomik eşitsizliğin yarattığı öfkeyi gösteriyor.

Bazı Güney Amerikalılar, özellikle gençler ve solcular, bu kitlesel protesto hareketlerini olumlu olarak görüyorlar. Şili’de Ekim 2019’da ankete katılanların %80’i göstericilerin eylemlerini onayladığını açıkladı. Daha muhafazakar Kolombiya’da ancak %34’ü onayladı.

Aylarca süren yürüyüşler insanların günlük faaliyetlerini sekteye uğratmış ve başkentleri çatışma bölgelerine dönüştürmüş, hatta toplumsal düzenin çözüldüğü korkusuyla kızgınlıklar yaratmıştı.

Otoriter rejimlere destek

Güney Amerikalılar hukuk ve düzeni korumak için bir zorunluluk olarak otokratik yönetim görmek için lider arayışına zorluyor. AmericasBarometer,  protestolara destek ve otokratik tolerans arasındaki ilişkiyi araştırdı.

2012’de yaptıkları araştırmalar, Latin Amerikalıların %30’unun “barışçıl protestolar düzenleyen insanları” onaylamadığını ortaya koydu. Son yıllarda halkın oyuyla seçilmek zorunda olmayan güçlü bir lidere ihtiyacının arttığı saptandı.

Protestolara karşı hoşnutsuzluk arttı

Protestoların onaylanmaması, son aylarda kitlesel gösterilere yol açan altı Güney Amerika ülkesi de dahil olmak üzere 2010 yılından bu yana Latin Amerika’da yükseliş eğiliminde. Protesto düzenleyen insanları onaylamadıklarını belirten Perulular  27%’den (2006) % 40’a (2018) artış gösterdi. Paraguay, Ekvador, Kolombiya, Şilililer ve Bolivya’da da benzer yükseliş saptandı.

2014 yılında, protesto karşıtı katılımcıların otoriter bir hükümeti demokratik bir hükümete tercih etme olasılığı %5 daha yüksekti.

2018’in sonlarına doğru – birçok Latin Amerika ülkesinde büyük protestoların patlak vermesinden sonra protestoları olumlu görmeyenlerin oranı  %12 arttı.

Protestoyu onaylamayan Latin Amerikalıların da bir başkanın zor zamanlarda meclisi feshetmesinin ve yasama organı olmadan yönetmesinin kabul edilebilir olduğunu söyleme olasılıkları diğerlerinden biraz daha fazladır. Buna “icra darbesi” denir.

Kısacası, Americas Barometer anketleri protestolar Latin Amerikalılar arasında otoriterlik için hoşgörünün artırmasına neden olduğunu gösteriyor.

Diktatörler için elverişli koşullar

Latin Amerika’nın demokrasiyle karmaşık bir ilişkisi vardır.

Bölgedeki ülkelerin çoğu 1980’lerde askeri diktatörlükten uzaklaştığı görüldü. Ancak bölgede demokrasiye halkın verdiği destek 2010 yılından bu yana azalıyor. Bugün Latin Amerikalıların yarısından azı demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğunu düşünüyor.

Latin Amerika’da demokrasiye destek azalıyor

Yapılan bir ankete göre, Latin Amerika’da demokrasiye ilgi azaldı. Örneğin 2008’de Venezuela’daki insanların %84’ü demokrasiye destek verirken 2016/2017 itibariyle Venezuela’da demokrasiyi tercih  edenler % 65’e düştü.

Bu politik bağlamda, kitlesel protestoların otokrasiye verilen desteği arttırdığı yönündeki ön araştırma bulgularını The Conversation  test etti. Gösteriler ve demokrasi arasındaki ilişkiyi incelemek için 2019’da protestoların pençesinde olan iki ülke seçildi – Şili ve Ekvador.

Özellikle, ekonomiyi sekteye uğratan kitlesel protestolar, kamu hizmetlerini durdurmak gibi, insanları otokrasiye yöneltiyor.

Protestolar ve demokrasinin geleceği

Bulgular, Güney Amerika’da devam eden kitlesel protestoların istenmeyen bazı sonuçları hakkında bilgi veriyor.

Bu gösteriler, uzun zamandır siyasi sistem tarafından dışlanan bazı vatandaşların seslerini duyurdu ve  protestoculara hükümetten bazı büyük tavizler verilmesine olanak sağladı, Şili’de daha adil bir anayasa vaatleri, Bolivya’da, Cumhurbaşkanı Evo Morales’e karşı  düzenlenen protestoları fırsata çeviren ordunun darbe yapması gibi.

Ama Latin Amerikalılar için bu siyasi ve sosyal ayaklanmalar otoriterliği daha çekici hale getirebildiği sinyalini veriyor.

Güney Amerika’da demokrasiyi güçlendirmeyi amaçlayan gösteriler aslında onu zayıflatabilir.

Sonuç olarak, Türkiye Latin Amerika’nın tersine protestolar kamu hizmetlerine zarar vermeden yapılırsa yolsuzluklar ve ekonomik krizle yıpranmış otoriter rejime karşı  demokrasiye olan talebi artırabilir.

-Bu makale The Conversation’da yayınlanan “Latin Amerika’daki huzursuzluk otoriterliği bazılarına daha çekici kılıyor”, 3 Ocak 2020,  başlıklı makaleden yararlanılarak yazıldı.

About Mehmet Tas

Check Also

TARTIŞMALAR ÜSTÜNE: SOSYALİZM, DEMOKRASİ, PARA VE EKONOMİ….M. Taş

Hasan Karataş arkadaşın üç yazısında dikkatimi çeken görüşlerini kısa notlar halinde değerlendirip cevap vermeğe çalıştım. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com