GÜNCELDEN GELECEĞE

1992-2002 arasında dünyadaki toplam brüt üretim, bu süre içinde üretilen mallar, ikiye katlandı. Dünya ticaret hacmi durmaksızın artıyor.

Bu artık herkesçe bilinen gerçek, dünyamızı tahrip ediyor, solunan hava, içilen su zehirleniyor. Sadece Fransa’da her yıl, 40 Milyon araç gereç tamir edilmeden çöpe atılıyor. Bu binlerce ton çöplük demektir.

Fransız çiftçileri geçen yıl torağa 14000 Ton tarım ilacı (Pestizid) serpti. Bu, üzüm, Süt ve daha bir çok sebze ,meyveyi zehirledi .Değişik hayvan türleri bir daha gelmemek üzere yok oldu.1995 -2005 arası 50000 tür yok oldu. Bu liste bu şekilde daha da uzatılabilir.

Kapitalizm yapısı gereği bu sorunları çözemez, çözerse, kapitalizm olmaktan çıkar. Bugün kapitalizmin çıkmazda olduğu en önemli ve aciliyet arz eden sorun, çevre ve iklim değişikliği sorunudur.

Ama kapitalizmin kendi iç yapısından gelen rekabetin zorunluluğu yasası nedeniyle sürekli olarak ayakta kalmak, pastadan daha fazla pay almak için yeni teknolojilerle üretim yapmak zorunda, Çünkü günümüzde en yeni teknolojiyi kullanmak demek, daha kısa sürede daha fazla üretim ve kalite demektir, bu, daha ucuza satmak ve böylece pazardaki yeri garantiye almak demektir.

Ancak burada günümüze özel önemli bir sorun var, o da, en yeni teknoloji ,daha önceki dönemlerden farklı olarak, üretim ve hizmet sektörlerinde canlı emeğe gereksinim duymuyor, insanların yerine robotlar, enformasyon makinaları yer alıyor. Yeni istihdam alanları açılsa bile bu, insanlar için değil robotlar için oluyor.

Sonuç? Milyonlarca insan sermaye birikiminden dolayı gereksiz bir kitle haline geliyor.

İşte tam da bu noktada devletlerle tekelci sermaye arasında çelişkiler yaşanıyor, neden?

Devletin varlığı özel mülkiyeti korumaktır, yani sadece üretim araçlarının özel mülkiyetini değil, tüm vatandaşlarının özel mülkiyetini korumak zorundadır. İnsanların bedenleri, kendi özel mülkiyetleridir, yani devlet, vatandaşlarını beslemek zorunda aksi halde meşruiyetini yitirir. Tarihte aç kalan milyonların neler yapabildiklerini biliyoruz. 1917 Şubat devriminde ekmek isteyen aç insanlar Rus çarlığını yıkıp devrim yaptı, biz bunu biliyoruz, ama bunu burjuvazide biliyor.

Tüm insanlar için her şeyden önce güvenlik birinci sırada gelir, sonra beslenme, daha sonra özgürlük ve en sonunda eşitlik gelir, zaten bu dört şeye sahip insanlar, artık komünizmde yaşıyorlar demektir.

İşte “Devlet baba” vatandaşlarını beslemek zorunda kalıyor, tamam da devlet vatandaşları beslerken musluğun suyu nerden akacak. Ancak önemli bir noktayı eklemeliyim, vatandaşlarının en az yarısının işsiz güçsüz olan bir devletin toplayacağı vergiler de yarı yarıya düşer, bunu da eklemek gerekir.

Marx Grundrisse de, sanki bugünleri 160 küsur yıl önce görmüş gibi, iki tespiti var. 1- “Bilgi ve iletişim yoğunluğu sermaye için bir araçtır, fakat gerçekte bu, kapitalizmi havaya uçuracak maddi koşullardır” (,MEW 42:602) Grundrisse.

“-Süreç içinde teknik üretici güçlerle toplumun üretim ilişkileri arasındaki çelişki keskinleşecektir. (MEW 23:526)

Simdiden cok acik görülüyor ki, kapitalist üretim tarzi dönüsü olmayan tam bir cikmaz sokaga girmis bulunmaktadır.

About admin

Check Also

MARAŞ ’78 KATLİAMININ ÖTEKİ YÜZÜ   GELECEĞE GÖZ KIRPAN DİRENİŞLER HASAN ŞÜKRÜ DAL

Desen: Galata Kule GELECEĞE GÖZ KIRPAN DİRENİŞLER HASAN ŞÜKRÜ DAL Maraş ’78 Pogromu ve Öteki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com