NEOLİBERALİZİM ALEV ALEV YANIYOR

Neoliberalizm – kelimenin tam anlamıyla – alev alev yanıyor. Ekvador’dan Şili’ye Güney Amerika bir kez daha direnmenin yolunu gösteriyor. Toplumsal eşitsizliği artırmak için kitlesel ekonomik imha silahları kullanan IMF’ye ve onun tasarruf reçetelerine karşı, Güney Amerika halkları nihayet kendilerini kurtarma ve yeniden bir tarih yazma kararlılığında olduğunu gösteriyor.

Brezilya, sonunda, büyük acılardan sonra tekrar harekete geçti. Güney Amerika’daki dışlanmış ve küçük düşürülmüş emekçi halklar sonunda kendi içlerinde bir gücü taşıdıklarını keşfettiler.

Şili’nin GSMH’sı geçen yıl % 1.1 artarken en büyük şirketlerin karı on kat arttı. Bu büyük boşluğun nereden geldiğini bulmak zor değil. Su, elektrik, gaz, sağlık, ilaç, ulaşım ve eğitim özelleştirildi, ücretler donduruldu ve hatta tuz takaları ve buzullar özelleştirildi.

Bu, ortalama aylık geliri 500 $ ‘ı aşmayan 19 milyon Şililinin ezici çoğunluğu için yaşam maliyetini çekilmez hale getiren klasik sermaye birikimiydi halk bunu red etti.

Şili’den önce Ekvador yarı felç durumdaydı: okullara yatırımlar durmuş, şehir içi ulaşım yok, yiyecek sıkıntısı, yaygın spekülasyonlar, petrol ihracatında ciddi rahatsızlıklar. Sokaklardaki 25.000 yerli halkın harekete geçmesiyle iktidarı ateş çemberine alındı. Yerli halklar birçok önemli şehir ve kasabada yönetimi devraldı. Ulusal Meclis neredeyse iki hafta çalışamaz duruma geldi.

Güney Amerika’daki neoliberal başarısızlığın en belirgin örneği Arjantin’dir. Buenos Aires’te iki aydan daha az bir zaman önce, peso’nun serbest bırakılmasıyla ardından gelen % 54’lük enflasyonu, fiili bir gıda acil durumu yarattı ve orta sınıfı bile sarsan yoksullaşmaya neden oldu. Hükümet 58 milyar dolarlık IMF kredisinin çoğunu tam anlamıyla yaktı – hala 5 milyar dolar var. Başkan Macri seçimleri kaybetmeğe hazırlanıyor.

Tabii ki IMF, hayaleti Güney Amerika’da bir mucizeyle kaybolmayacak. Dünya Bankası raporları aracılığıyla artık yoksulluk konusunda “endişeli” görünüyor; İskandinavlar, Nobel Ekonomi Ödülü’nü yoksulluk üzerine çalışan üç akademisyene; ve Sermaye ve İdeoloji alanında Thomas Piketty’ye vermesi anlamlıdır.

Mevcut dünya sisteminin koruyucuları hala  sermayenin aşırı konsantrasyonunu ve sosyal eşitsizliği arttıran radikal bir neoliberalizmi uygulamanın yollarını arıyor. Ama artık çok geç. Güney Amerika’nın sokaklarını aydınlatan milyonlarca emekçi insan yumruklarıyla adaletini yitirmiş bu vicdansız sisteme darbe üstüne darbe vuruyor.

çeviri; m tas

About Mehmet Tas

Check Also

İLERİCİ GENÇLER BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DİRENİŞİNİ DESTEKLİYOR-Admin

Bizler bir zamanlar özerk üniversite, demokrasi ve özgürlükler için ön saflarda aktif mücadele veren gençler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com